Beslenme ve DiyetKonumuz SağlıkSağlıklı Yaşam

Doğru Beslenmenin 10 pratik yolu

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için artık aç kalmanaza gereksiz yere  sinirerinizin yıpranmasına gerekyok! İşin püf noktası doğru beslenmeyi öğrenmek.

Yaz aylarının başladığı şu günlerde eminim herkesi bir telaş almaya başlamıştır. Havalar ısınıyor ince kıyafetler çıkarılmaya başlayacak ve soğuk günlerde bir nebze de olsa unuttuğunuz fazla kilolar bir kabus gibi karşınıza çıkacak. Aslında bu olayı böylesine korkulu bir rüya haline getirmenize hiç gerek yok. Çünkü fazla kilolarınızdan kurtulmak ve bunu uzun yıllar korumak o kadar da zor değil. Doğru beslenmeyi öğrenerek bunu bir yaşam felsefesi olarak kabul edip ömrünüzün sonuna kadar uygulamanız bu problemden kurtulmanız için yeterli. İşte doğru beslenme ile fazla kilolardan kurtulmanın pratik 10 yolu;

1. Öncelikle doğru beslenmenin bir yaşam biçimi olarak kabul edilmesi gerektiğine inanın.

2. Kesinlikle öğün atlamayın. Öğün atlayarak kilo vermenin mümkün olamayacağını, tersine sizi daha fazla yemeye teşvik edeceğini unutmayın.

3. Öğün sayınızı arttırın. Azar azar sık sık yemek kilo vermenin en önemli şartıdır. Öğün sayınızı 6-7 defa olacak şekilde ayarlayın. Böylelikle hiçbir öğüne çok aç girmemiş olacaksınız. Aksi takdirde öğün sırasında doygunluk hissini sağlamanız çok zor olacaktır.

4. Yavaş yemek yemeyi öğrenin. Lokmalarınızı ufak parçalar halinde iyice çiğnemeye özen gösterin.

5. Yemek yerken herhangi bir aktiviteyle (televizyon izlemek, gazete- dergi okumak vb..) ilgilenmeyin. Aksi takdirde farkında olmadan gereğinden fazla yiyebilirsiniz.

6. Salata için büyük tabak, yemekler için küçük tabaklar kullanın. Yemek biter bitmez sofradan kalkın.

7. Günde en az 2 lt (8-10 bardak) su için. Bu suyun 6 bardağını ana öğünlerden önce (her öğünden önce 2 bardak) içmeye çalışın. Bunun, hem öğünlerde yediğiniz besinlerin vücutta kullanılmasına faydası olacak, hemde öğüne başlamadan bir tokluk hissi oluşturacaktır.

8. Şekerli ve yendiği zaman kolayca şekere dönüşen besinlerden uzak durun. Çünkü bu besinler hem çok çabuk acıktırır, hemde insülinin aşırı salgılanmasına neden oldukları için dolaylı olarak yağ depolanmasını artırırlar. Glisemik indeksi yüksek olan besinler; beyaz ekmek, beyaz undan yapılmış makarna ve diğer ürünler (pasta, kek, kurabiye vs..), beyaz pirinç, patates, içine şeker katılmış tüm ürünler ve meyvelerden muz, üzüm ve incir. Tercih edilecek besinler; tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, tam buğday unundan yapılan makarna, esmer pirinç, kurubaklagiller, sebzeler, glisemik indeksi yüksek olmayan meyveler.

9. Yemeklerinizde daima sıvı yağ kullanın. Bu yağın önemli bir kısmı, tekli doymamış yağ olan zeytinyağından sağlanmalıdır. Fındık yağı ve soya yağı da tekli doymamış yağ olduğu için tercih edilebilir.Omega-3 kaynağı olan balık günlük beslenmenizde mutlaka yer almalıdır. Omega-6 kaynağı olan ayçiçek ve mısır yağı diğerlerine göre daha az tüketilebilir. Kullandığınız yağ tipi kadar miktarı da önemlidir. Yemeklere koyacağınız sıvı yağ miktarı; 1 kg sebze için 2 yemek kaşığını geçmemeli, etli yemeklere yağ eklenmemelidir.

10. Et tüketimini azaltıp yerine bitkisel protein kaynağı olan kurubaklagilleri tercih edin. Haftada iki defa baklagil yemeği tüketmeye çalışın. Haftalık et tüketiminin çoğunluğunun balıktan oluşması, geriye kalan miktarın tavuk ve hindi etine ayrılması, kırmızı etin ise daha nadir olarak tüketilmesi uygundur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu